Her sabah bir ceylan uyanır Afrika’da kafasında tek bir düşünce vardır. En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek, Yoksa aslana yem olacaktır
Her sabah bir aslan uyanır Afrika’da. Kafasında tek bir düşünce vardır. En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek, yoksa açlıktan ölecektir. İster aslan olun, İster ceylan olun hiç önemi yok. Yeter ki güneş doğduğunda koşuyor olmanız gerektiğini, Hem de bir önceki günden daha hızlı koşuyor olmanız gerektiğini bilin.
Yaşam adlı koşuda bir önceki günden daha hızlı koşmak gerekmektedir. Çünkü eğer aslansanız ve en yavaş koşan ceylanı bir önceki gün yakalamışsanız ve bugün bir ceylan yakalamak niyetindeyseniz, artık bilmelisiniz ki en yavaş ceylan sizden daha hızlıdır. O halde düne göre hızınızı arttırmanız gerekmektedir. Yok eğer ceylansanız ve henüz aslana yem olmamışsanız hızınızı düne göre mutlaka arttırmalısınız, çünkü sıra size gelmiş olabilir.
Yani, hayat koşusunda, devam edebilmenin tek koşulu var. Dünden daha hızlı olabilmek. Ondan, şundan, bundan değil “Dünden” hızlı mısınız? Bakın bakalım şimdi kendi kendinize, dünden daha iyi bir insan mısınız, daha fazla bilgili, daha düşünceli misiniz? Eğer değilseniz…
Zamanın birinde kavgacı bir delikanlı varmış. Çevresindeki herkese kötü davranmayı alışkanlık haline getirmiş, yaptıklarıyla herkesi bezdirmiş. Babası birgün oğlunu yanına çağırmış, içi çivi dolu bir çuval ile bir tahta vermiş ve demiş ki “yaptığın her kötülük için, her hata için buraya bu tahtaya bir çivi çak”. Oğlu çivileri ve tahtayı almış, ilk gün o kadar çok çivi çakmış ki sonraki günler daha az çakmaya çalışmış. Sonunda bir gün hiç çivi çakmamış ve babasına göstermiş, “baba bak artık hata yapmıyorum” demiş. Babası şöyle bir bakmış ve “bundan sonra kavga etmediğin her gün için bu tahtadan bir çivi sök” demiş. Günler geçmiş, genç çivileri birer birer sökmüş. Sonunda tahta üzerinde hiç çivi kalmamış.
Babasına tahtayı götürmüş, babası “aferim sana, çivilerin hepsini sökmüşsün ancak dikkat edersen tahta artık o ilk günkü tahta değil. Her ne kadar hatalarını telafi etmişsen de gördüğün gibi izleri kalmış” demiş.
Yaptıklarımız, söylediklerimiz muhataplarımızda yaralar açar. Belki bir özür ile kendimizi affettirdiğimizi düşünürüz ancak o yaralar hiçbir zaman kapanmayacaktır, bu nedenle her zaman düşünerek konuşmalı, yapacaklarımızın sonuçlarını iyi kestirmeliyiz.
Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne oldugunu merak etmiş. Bulduğu hiçbir cevap ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar vermiş. Ama aldığı cevaplar da ona yetmemiş. Fakat mutlaka bir cevabı olmalı diyormuş ve dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermiş. Köy, kasaba, ülke dolaşmış. Tam umudunu yitirmişken bir köyde konuştuğu insanlar ona: devamı…
80′ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen -45 yaşında ve saygın bir işi olan- oğlu salonda oturuyorlardı. Hal-hatırdan, çoluk-çocuktan, havadan-sudan sahbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti. O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir karga kondu. devamı…
ÖSS’ye hazırlık sürecinde netlerinizin artmasını istiyorsanız, aşağıdaki püf noktalarına dikkat etmelisiniz: devamı…
Sınava hazırlanan öğrencilerin büyük çoğunluğu ders çalışırken konstantre olamadıklarından yakınırlar. Kendinizi ders çalışmaya odaklamak istiyorsanız, bu tavsiyelere kulak verin. devamı…